A. Murat Eren
(meren at pardus org tr
http://meren.org/)
v.0.7, 24.08.2008
Belgeye başlamadan önce GNU, GPL, Linux, Linux Dağıtımı gibi kavramların üzerinden bir kez daha geçmek, kavramlardan aynı anlamlarını anladığımızdan emin olmak ve muhtemel yanlış anlamışlıkları düzeltmek için iyi ve gerekli bir yol.
Dağıtımlar, kullanıcılara sundukları uygulamalar noktasında birbirlerinden çok farklı değillerdir, nihayetinde hepsinin ortak gayesi kullanılabilir olmak ve kullanıcı ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verebilmektir. Genel olarak aynı masaüstü yönetim yazılımları, aynı multimedia araçları ve aynı ofis uygulamaları ile beraber gelirler. Onları birbirinden ayıran temel özelliklerden en önemlileri yazılım kurulması, kaldırılması ve sorgulanmasında kullandıkları paket yöneticileri, kurulum arayüzleri ve dağıtım içerisine entegre ettikleri konfigürasyon araçları ve kullanıcıya yaşattıkları hissiyattır. Bu bağlamda Linux ile yeni tanışan bir kullanıcının "hangi dağıtım?" sorusuna çok net bir yanıt vermek kolay değildir. Bu belge, hangi dağıtım ile Linux dünyasına adım atmanızı tam olarak söylemeye çalışmak yerine dağıtımların belirgin özelliklerini ön plana çıkarıp, kararınızı verme sürecinizde size dağıtımlar ile iligili daha fazla görüş kazanırmayı amaçlamıştır.
Sorularınızı doğrudan belge geliştiricisine ya da katkıda bulunanlara sorabileceğiniz sorabileceğiniz gibi, kolayca üye olabileceğiniz Linux Kullanıcıları Derneği4 posta listelerine5 sormanız daha hızlı yanıt almanız için yerinde bir davranış olacaktır :) Aynı listelerde, dağıtımları kullanırken rastladığınız diğer sorunlarınıza da yanıt arayabilirsiniz.
Ayrıca bu belge en son güncellendiğinde en çok kullanılan ilk bir kaç dağıtım DistroWatch verilerine göre şu şekilde idi: Ubuntu, openSUSE, Fedora, Mint, PCLinuxOS, Debian, Mandriva.
Arch Linux basitlik ve hafiflik göz önünde bulundurularak geliştirilen bir Linux dağıtımıdır. Burada 'basitlik', Arch geliştiricileri tarafından 'gerekli olmayan eklentiler ve değişiklikler olmaksızın' anlamına gelmekte ve bu felsefe son kullanıcıdan ziyade geliştirici bakış açısını yansıtmaktadır. Geliştirici ekibin Arch'ın dizaynı ile ilgili yaklaşımı minimalizm, kod doğruluğu ve kod zerafeti çerçevesindedir.
2002 yılının başlarından bu yana geliştirilmekte olan Arch Linux, güncel halini birbirinden bağımsız sürümler ile kullanıcılara ulaştırmak yerine günlük yeni paket ve güncelleme yayınları ile kullanıcılarının sistemlerini paket yöneticisi yardımı ile güncel tutmalarını kolaylaştıran bir yapı sunmaktadır.
Arch Linux son dönemlerde sayısı hızla artan, gayesi 'kullanıcı dostu' olmak olan dağıtımlardan birisi değildir ve Linux ile yeni tanışacak kişilerden ziyade uzun süredir Linux kullanan kişilere hitap etmektedir.
Arch Linux basit, kolay kurulabilir ve kullanılabilir bir Linux dağıtımıdır. Herhangi bir dağıtımı taban olarak almamış ve sıfırdan geliştirilmiştir. KISS (Keep It Simple, Stupid); yani her şeyin olabilecek en basit ve "güncel" haliyle dağıtımda yer alması ana felsefedir. Alışılagelmiş bir çok yapılandırma aracı Arch Linux'da bulunmamakta, bunun yerine basit yapılandırma dosyalarında bir kaç satırı değiştirmek yeterli olmaktadır. Dağıtımda, BSD'ye benzer açılış betikleri tercih edilmektedir.
Belki de Özgür Yazılım Hareketi'nin en saf öğelerinden biri olan Debian GNU/Linux7, 1993'de Ian Murdock tarafından ticari olmayan bir proje olarak başlatılmıştır -ve hala da öyledir. Dünyanın her yanından binlerce geliştiricinin katkıları ve kaliteli proje yönetimi ile oluşturulmaktadır.
Debian'ın kullanıcı karşısına 3 ana kol ile çıkmaktadır: "kararlı", "test" ve "kararsız". Bir paketin yeni bir versiyonu çıktığında, ilk önce "kararsız (unstable)" deposu altına alınır. Sonra daha derinlemesine ve uzun süreli testlerden geçirilmesi için "test (testing)" deposuna alınır. Eğer paket ayrıntılı test aşamasından geçecek kararlılıkta ve uyumda olduğuna karar verildiğinde "kararlı (stable)" deposuna alınır. Bunun sonucu olarak Debian'ın stable deposu çok yüksek kararlılıkta ve uyumda çalışan bir dağıtım sunar. Stable deposundaki yazılımlar görev kritik uygulamalar ve sunucular için harika bir alternatifse de genellikle yazılımların çok eski versiyonlarından oluştuğu için son kullanıcılar tarafından tercih edilmezler. Son kullanıcılar yazılımlarını daha çok testing ve unstable depolarından temin etmeyi tercih ederler.
Debian'ın ününün bir diğer nedeni ise DEB paket yöneticisi ve bu paket yöneticisi üzerindeki apt yazılımıdır. apt ile Internet üzerindeki depolardan istediğiniz bir uygulamanın tüm bağımlılıkları ile beraber sisteminize kurulmasını sağlamanız son derece kolaydır. Ayrıca Debian'ın tüm güncellemeleri de apt tarafından gerçekleştirilebilir. Debian'ın depolarında yer vermediği (bunlar gerçekten çok az sayıdadır) yazılımlara da apt yardımı ile resmi olmayan depolardan sahip olabilirsiniz.
Bu dağıtımı kullanıyor olmamın önemli bazı nedenleri:
Bence Debian GNU/Linux projesinin diğer tüm dağıtım projelerinden en büyük farkı; köklü, tam ve bütün bir özgür yazılım topluluğu projesi olarak yoluna devam etmiş ve edecek olması. Debian hiçbir zaman kar amacı güden bir şirket haline gelmeyecek, daima açık kaynak kodlu özgür bir işletim sistemi olarak kalacak. Debian projesinin kurucusu Ian Murdock'in da belirttiği gibi Debian projesi, projede aktif çalışan binlerce geliştirici tarafından öylesine korunuyor ve destekleniyor ki, durdurulması mümkün değil. Bu projeyi Debian yapan asıl gerçek, dünyanın her yerinden katılan çok sayıda geliştiricinin yadsınamaz motivasyonu ve birlikteliğidir.
Bir başka önemli yanı, dağıtımın güvenilir ve kararlılığının sağlanabilmesi için 3 farklı koldan geliştiriliyor olması:
Ayrıca experimental adında bir alt dağıtım daha Debian tarafından oluşturulmakta, fakat bu alt dağıtım tam ve bütün bir sistem değil, yalnızca bazı deneysel paketleri de içermesi amacıyla kullanılmakta.
Debian GNU/Linux projesi çeşitli teknik yönleri ile de diğer bazı dağıtımlara kıyasla daha yeteneklidir:
Görsel arayüze sahip ve yeni başlayan kullanıcılara hitab edebilen bir kurulum sistemine sahip olmayışımız bir dezavantaj, fakat bu sorunun çözülebilmesi için bazı projeler üzerinde çalışılmakta. Sistem yapılandırma araçları konusunda yetersizlik mevcut.
Debian içerisinde Debian projesi içerisinde geliştirilmiş olan yapılandırma araçları yoktur. Debian, sistemdeki çeşitli yazılımların kurulum sırasında otomatik olarak yapılandırılmasını sağlamaya çalışır, fakat, örneğin PostgreSQL veya Apache için görsel bir yapılandırma aracı barındırmaz. Eğer isterseniz, mesela Webmin'i apt-get install webmin komutu ile kolaylıkla kurabilirsiniz. Bu gibi çok sayıda genel amaçlı yapılandırma aracı Debian üzerinde sorunsuz çalışacaktır, fakat SuSE'deki YaST veya RedHat'in yapılandırma araçları gibi renkli yazılımlar Debian'da kullanılmaz.
Debian projesi bu yönüyle, sistemde neler olup bittiğini ve kurduğunuz yazılımları nasıl kullanacağınızı bildiğinizi (yahut öğreneceğinizi) varsayar. Kendi adıma bu konuda GNOME System Tools, Utopia projesi gibi çeşitli projelerin zaman içerisinde bu açığı kapatacağını düşünüyorum.
Debian kullanmaya başlayabilmek için gerçekten bir engeller dizisi olduğu doğrudur. Kurmayı beceremeyebilirsiniz, bazı donanımlarınızı çalıştıramayabilirsiniz, yapılandırmayı beceremeyebilirsiniz, renkli bir masaüstü ortamına geçmeyi beceremeyebilirsiniz, ekran çözünürlüğünüzü değiştirmeyi yada farenizin tekerleğini aktif hale getirmeyi de beceremeyebilirsiniz. Hepimiz bu yollardan geçtik. Öncelikle belirtmeliyim ki, gelecekte bu sorunları yaşadığınız ve gördüğünüz için şanslı olduğunuzu düşüneceksiniz; çünkü sizden sonraki "yeni yetmeler" bu sorunları hiç görmemiş ve nasıl çözüldüğünü bilmiyor olacaklar, sizden daha az tecrübe sahibi olacaklar.
Eğer sistemleri kurcalamayı ve karıştırmayı seviyorsanız, örneğin RedHat veya SuSE gibi bir dağıtımı kendinize uydurmak için bir miktar zaman harcamışsanız ve Debian'a geçmeyi düşünüyorsanız, belki kısa bir süre Slackware veya Gentoo gibi dağıtımlarla oynamak isteyebilirsiniz. Size yeterli altyapı sağlayacaktır.
Ama itiraf etmeliyim ki, bu iş gerçekten birazcık sabır ve çaba gerektirecek. Hazır hissetmiyorsanız, daha kolay birşeyler deneyin. Buraya tekrar gelmek için vaktiniz olacak.
Uzun bir süre bir çok kişiye Red Hat8, Linux'u, Linux da Red Hat'ı çağrıştırmıştır. Bunu en büyük sebebi Red Hat'ın dünya çapında en tanınmış Linux firmalarından birisi olmasıdır. Red Hat Inc., 1995'te Bob Young ve Marc Ewing tarafından kurulmuştur. Yakın zamana dek kâr amacı gütmeyen şirket, özellikle sağladığı teknik destek ve Red Hat Enterprise ürünleriyle bu tavrını değiştirmiştir. Red Hat Linux 9, Red Hat Linux ürün zincirinin son halkasıdır, 2003 yılına gelindiğinde Fedora Core sürümü onun yerini almıştır. Red Hat tarafından resmi olarak desteklense de, Fedora9 özgür yazılım geliştiricilerinin katılımıyla varlığını sürdürmektedir, ve aynı zamanada Red Hat Enterprise Linux ürünü için bir test ortamı görevi görmektedir.
Red Hat Linux ve dolayısıyla Fedora Core'u özel yapan şey kararlı ve bilinen paketlerin, sağlam bilgi ile biraraya getirilmesidir. Paketler güncel değildir; güvenlik güncellemeleri dışında, yeni bir beta versiyon çıktığında paket versiyonları dondurulmaktadır. Sonuç, iyi test edilmiş, nispeten kararlı bir Linux dağıtımıdır. Bug rapor etme ve beta programlar kullanıcılara açıktır ve çok sayıda e-posta listesi bulunmaktadır. Bu özellikleriyle Red Hat Linux, dünya çapındaki sunucuların bir çoğunda tercih edilmektedir. Ayrıca RPM paket yöneticisi, Red Hat'ın Linux'a katkılarından birisidir ve Fedora da dağıtımların en çok tercih ettikleri paket yöneticisi olan RPM üzerine inşa edilmiştir.
Fedora, Red Hat'ın enterprise olmasının ardından fork eden devamı niteliğindeki bir dağıtım olarak özgür yazılım camiası tarafından desteklenmekte ve gelişimine devam etmektedir. Red Hat'ın eski sürümlerine nazaran daha unstable ve yeniliğe açık bir profil sergilemekte ve son kullanıcılara Red Hat'ın eski haline nazaran daha fazla hitap etme gayreti içerisindedir.
Gentoo Linux10, eski bir Stampede Linux ve FreeBSD geliştiricisi olan Daniel Robbins tarafından yaratılmıştır. FreeBSD'de bulunan otomatik kurulum sistemi "ports"dan esinlenilerek, Gentoo altında "portage" oluşturulmuştur. Bu konuda detaylı bilgi Daniel Robbins'in 11 adresindeki "Making the Distribution" isimli yazısında bulunabilir. Gentoo'nun ilk kararlı sürümü 2002 Mart'ında çıkarılmıştır.
Gentoo Linux, kaynak kod temelli bir dağıtımdır. Kurulum ortamları, önceden derlenmiş paketler sunsa da, Gentoo'nun dayanağı, kullanıcının kaynak kodundan derleme ve kurulum yapmasıdır. Bunun en önemli avantajı, kullanılan yazılımların, kullanıcının bilgisayarının mimarisine göre optimize ediliyor olmasıdır. Ayrıca, kullanılan yazılımların üst versiyonlarına güncellenmesi tek bir komutla sağlanacak kadar kolaydır. Çoğu Gentoo kullanıcısı için, yazılımların tamamen güncel olması, hatta bazen saatler içinde güncellenmesi büyük bir kolaylıktır. Diğer taraftan, Gentoo'nun kurulması ve tamamen işlevsel, en yeni grafik arabirimlerine sahip bir dağıtım haline getirilmesi, programlar kaynak koddan derlendiğinden uzun bir süreçtir; hızlı bir işlemciye sahip bir bilgisayar için bile birkaç gün sürebilmektedir.
Gentoo Linux bir LFS projesidir, başka bir dağıtım tabanlı yapay bir dağıtım değildir. İçinde barındırdığı yenilikler, getirdiği yeni kavramlar ile tam bir Özgür Yazılım projesidir.Kar amacı gütmeyen bir organizasyon olarak hayatına devam etmektedir. Yönetim yapısı ile bir dernek gibi yönetilen, hiyerarşik bir düzen ile tabana dağılan ve her geliştirici/kulanıcının fikirlerinin dinlendiği/uygulandığı bir yapıya sahiptir. Gentoo tamamen internet'ten kurulan / güncellenen bir yapıya sahiptir. Bu sebep ile belli zamanlarda diğer dağıtımların yaptığı gibi CD'ler ile güncellemek / sistemi yeniden kurmak gibi problemleri yoktur.
Gentoo'nun asıl amacı özelleştirilmiş (işlemci için, kullanım amacı için, kullanıcı için), optimize edilmiş bir dağıtım olmaktır. Herşeyi "Portage Tree" denilen paket kurulum dosyaları deposunu kullanarak derler, ayarlar, sisteme kurar, kaldırır, kullanılan sisteme özel optimize edilmiş hale getirir. Herşeyi derlemek istemeyen kullanıcılar için 6 ayda bir çıkan düzenli binary paketler ile sistemi kurmak/güncellemek, gentoo için üretilmiş binary dosyaları kullanmak, kurulu sistemden binary paketleri almak bunları eşlenek mimarideki başka bir sisteme kurmak kendilerinin diğer yetenekleri arasında sayılabilir.
Gentoo Linux rahatlıkla özelleştirilebilmesi sebebi ile sunucu / masaüstü her sistemde rahatlıkla kullanılabilir.
Gentoo Linux çok farklı mimari [ alpha, amd64, arm, hppa, ia64, macos, mips, ppc, ppc64, s390, sparc, x86, x86-obsd, x86-fbsd ] desteği içerir. Bunların dışında MacOS, FreeBSD ve OpenBSD gibi platformlara da "Portage" adı verilen paket yöenticisi ve paket veritabanı desteği de verir. Gentoo Linux 38 farklı çekirdek arasından seçimi gene kullanıcıya bırakır, kullanıcı istediği özelliklere sahip çekirdeği seçer ve kurar [ kendi veya genkernel aracı ile ]. Sistem altyapısını oluşturan paketler [ glibc, binutils, coreutils v.s v.s ] özenle seçilir ve diğer paketler bu altyapıyı kullanarak üzerine kurulur. Çekirdek tarafından desteği verilmeyen donanımlar için hazır paketlere sahiptir. Nvidia, ATI yada benzeri ekran kartı sahiplerinin sürücüleri, Intel Centrino'lar için kablosuz ağ sürücüleri gibi paketleri kurmak Gentoo ile çocuk oyuncağıdır. Çünkü Gentoo bunları kurduktan sonra sistemide bunlar için ayarlar.
Geniş paket veritabanındaki paketler önce unstable halde tutularak sistem bütünlüğünü etkileyecek bir problem olup olmadığı test edilir. Belirli bir zaman periyodunda kritik bir hata bildirimi olmazsa ve paket sorunsuzca çalışıyorsa paket geliştiricisi tarafından kararlı halde kuruluma hazır olarak işaretlenir.
Paket kurulması/kaldırılması/güncellenmesi için "emerge" adı verilen araç kullanılır. Emerge paket bağımlılıklarını çözer, sisteme paketlerin hangi sıra ile kurulacağını bilir, paket veritabanında arama yapabilir. Yani siz yeni kurulmuş bir sistemde "emerge kde" derseniz, Gentoo bağımlılık sırasına göre X'i kurmak için gerekli kütüphaneleri/yazılımları kurar, bunların üzerine X'i kurar sonrada kde'yi kurar. Her paket "USE" bayrakları denilen parametreler ile özelleştirilebilir. Örneğin bluetooth desteği olmayan bir bilgisayarda her pakete bluetooth desteği vermek gereksizdir çünkü o özellikler asla kullanılmayacaktır yada destekleyen her pakete SSL desteği vermek böylece SSL kütüphanelerinin metodlarının kullanılması istenebilir. Böyle durumlarda "USE" bayrakları ile sisteme kurulacak paketlerin hangi destekleri içereceği dinamik olarak belirlenebilir/değiştirilebilir.
Sisteme paketler "emerge paketadı" ile kurulup "emerge unmerge paketadı" ile kaldırılabilir. Kurulum sırasında bağımlılıklar otomatik olarak çözülür ve gerekli diğer paketler sisteme kurulur. "emerge sync" ile "Portage Tree" adı verilen paketveritabanı rsync kullanılarak Gentoo sunucuları ile senkronlanabilir. "emerge -Du system" ile sistemdeki kütüphaneler gibi sistem altyapısını içeren paketler güncellenebilir. "emerge -Du world" ile sistemdeki kurulu tüm paketler güncellenebilir. Aynı Debian'daki gibi güncelleme sonrasında yapılması gereken işlemler var ise Gentoo bunları ya otomatik yapar ya da kullanıcıyı gerekli işlemleri yapması için uyarır. Güncelleme sonrası ayar dosyalarındaki değişiklikleri etc-update yada dispatch-conf adı verilen araçlar ile kullanıcıya gösterir, değişiklikleri yaptırır. "emerge" aracını konsoldan kullanmak istemeyenler için çok farklı, çeşit çeşit arayüzler mevcuttur.
Sadece güvenlik güncellemelerinin yapılması diğer versiyon güncellemesi/yeni özellik güncellemelerinin yapılmaması için "glsa_check" komut kullanılabilir. "glsa_check" sistemi bilinen güvenlik problemleri için test eder ve sistemi etkileyen paketleri günceller.
Gentoo kurulum sırasında henüz bir kurulum arayüzüne sahip değildir. Fakat Gentoo sahip olduğu mevcut projeler arasında, kurulum sihirbazıda yer almaktadır. Bunun dışında "catalyst" denilen aracı ile kullanıcıların kendi dağıtımlarını kendilerinin oluşturmasına olanak verir. Aynı araç ile dağıtım dışında Gentoo tabanlı LiveCD üretmek içinde kullanılabilir.
Gentoo yeni başlayan kullanıcılar için kurulum sırasında pek dost değildir. Ayrıca genel olarak Gentoo'daki paket derleme süreçleri temel kullanıcılar için iyi bir yöntem olmayabilir. Fakat Gentoo optimizasyonları, özelleştirilebilmesi, içinde barındırdığı araçlar ile ne yaptığını bilen, tecrübeli kullanıcıya çok şey katacak bir dağıtımdır. Gentıı yeni/eski kullanıcıları için sahip olduğu geniş dökümantasyonu, e-posta listeleri, forumlarında aranılanı bulamamak/yardım alamamak diye bir kavrama sahip değildir.
Sonuç olarak yeni başlayan tecrübesiz kullanıcıların CD'yi al, tak, tıkla, kur dağıtımı Gentoo değildir. Gentoo yeni başlayan kullanıcıların "kolay kullanılan" dağıtımıdır, "kolay kurulan" değil. Sahip olduğu paket ve sistem yönetim araçları, dökümanları ve gönüllü kitlesi ile Gentoo geleceğin yeni nesil dağıtımı olmuştur. Yeni kullanıcı için mevcut tek zorluk Gentoo kurmaktır, Gentoo bir kere kurulduktan sonra güncellemesi, paket kurması yeni başlayan ve tecrübesiz bir kullanıcı için sorun olmayacak hatta son kullanıcıya zevkli gelecektir. Tecrübesiz kullanıcı Gentoo kullandıkça başka hiçbir dağıtımı kullanarak elde edemeyeceği bilgi ve tecrübeye kavuşacaktır.
Gentoo'nun sunduğu yeni nesi paket derleme ortamının yanında Linux kullanıcılarına sunduğu en büyük nimetlerden birisi yarattığı bilgi ambarıdır. Gentoo'nun offical forumları12 sadece Gentoo değil tüm Linux kullanıcıları için mükemmel bir bilgi kaynağıdır. Çok spesifik dahi olsa rastladığınız bir sorunun çözümünü bu forumlarda bulmanız işten bile değildir. Aynı zamanda sadece bu forumlarda dolaşıp tips&tricks formatındaki forum yazılarını okumak ya da daha önceden yapılmış anketler ve bunlarla ilgili yorumları okumak dahi son derece eğitici ve keyiflidir.
Öte yandan Gentoo diğer Linux dağıtımlarının hiç yakalayamadığı bir yardımlaşma ağını, bir komünite beraberliğini yakalamıştır. 13 adresinden bir listesine göz atabileceğiniz irc kanallarından #gentoo kanalı her an ortalama 800 kişidir, ve sorduğunuz bir soruya çok hızlı yanıt alabilirsiniz.
Aynı zamanda e-posta listeleri de son derece aktiftir. Öyle ki 14 adresinden göz atabileceğiniz e-posta listelerinin kullanıcılar için olanında günde ortalama N adet mesaj dönmektedir, öyle ki ``N >>200''.
Çağlar'ın da yorumunda üstü kapalı olarak belirttiği gibi Gentoo Linux ile tanışmak için çok iyi bir alternatif olmayabilir, fakat Gentoo bilgi ve tecrübe kazanmanız için size en iyi platformu sunar.
1998 Temmuz'unda ilk sürümü çıkan, Gaël Duval tarafından başlatılan Mandrakelinux projesi15, günümüzde ciddi bir popülariteye sahiptir. Geliştiriciler, Red Hat dağıtımından yola çıkmış, varsayılan masaüstünü KDE'ye çevirmiş, kullanımı çok kolay bir kurulum ekleyerek "Linux'un kurulumu zordur" düşüncesini bertaraf etmişlerdir. Mandrake'nin donanım tanıma ve disk bölümleme araçları, çoğu kişi tarafından piyasanın en iyisi olarak görülmekte, ve bu nedenle birçok kullanıcı, diğer dağıtımlardan çok Mandrake'ye yönelmektedir.
Mandrakelinux, özellikle Linux'a yeni başlayan, ya da alternatif bir işletim sistemi denemek isteyen ev kullanıcıları arasında oldukça popülerdir. Mandrake, tamamen özgür ve şeffaf bir geliştirme ortamı sunmaktadır. Günlük olarak güncellenen "cooker" depolarında yazılımların güncel paketleri bulmak mümkündür.
Mandrake yüksek oranda güncel bir Linux dağıtımıdır. Bunun ters bir etkisi olarak, kullanıcılar diğer dağıtımlara nazaran daha fazla hata ile karşılaşabilmekte, sistemin kararlılık oranı da diğer dağıtımlara göre daha düşük olabilmektedir. Çoğu kullanıcı, en son sürüm programları kullanmak adına, bazı olası program kilitlenmelerini, ve ufak hataları kendi masaüstü sistemlerinde kabul etmektedirler.
Almanya'da Klaus Knopper tarafından geliştirilen ve Debian tabanlı olan Knoppix'in, özellikle otomatik donanım tanıma konusunda çıtayı yükseğe çektiğini söylemek yanlış olmaz. Rahat açılışı, sunduğu yazılımların çeşitliliği, on-the-fly sıkıştırma tekniği ve sabit dist üzerine kurulum yapabilmesi özellikleri Knoppix'i bir Linux dağıtımı olmanın ötesinde vazgeçilmez bir araç haline getirmiştir. Bir kurtarma diski olarak, Linux'u daha görmemiş olanlara sunmak amacıyla, ya da satın almadan önce bir bilgisayarı denemek amacıyla kullanılabilmektedir. Bunların dışında, günlük işleri görmek amacıyla kullanılabilecek bir Linux dağıtımıdır.
Knoppix'in yeni sürümleri, ortalama 2-6 hafta aralıklarla sunulmaktadır. Yeni sürümlerde, hatalardan arındırılmış yazılımlar ve Debian'ın "kararsız" deposundaki son yazılımlar bulunmaktadır.
Knoppix16, Linux medyası tarafından da yakından takip edilmektedir. Klaus Knopper'la yapılmış bir ropörtaj'a 17 adresinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca Knoppix hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için, Knoppix-the Great Linux Advocate18 ve Knoppix 3.4 Has Landed19 yazılarına linklerden ulaşabilirsiniz.
Slackware Linux20, Patrick Volkerding tarafından 1992 de yaratılmış olan en eski Linux dağıtımıdır. Grafiksel konfigürasyon araçları ve basit arayüzler sunmaktan ziyade, sizin Linux'a aşina olmanızı bekleyen bir yapıya sahiptir. Diğer dağıtımlar geliştirmesi zor fakat kullanması kolay arayüzler sunarken, Slackware'de her şeyi konfigürasyon dosyalarına bizzat el atarak halletmeniz gerekir. Bundan dolayı Slackware kullanmayı düşünen acemiler Linux öğrenmek için zaman harcamaya hazır olmalıdırlar.
Bununla birlikte, Slackware'in bir çok kullanıcı üzerinde karşı konulmaz bir büyüsü vardır. Yüksek düzeyde kararlı ve güvenli bir yapısı vardır - sunucu olarak kullanmaya son derece uygundur. Deneyimli Linux yöneticileri onu, dağıtım üreticilerinin çeşitli yamaları ve eklentilerinin azlığından dolayı hatasız ve kararlı bulurlar. Yeni versiyonlarının dağıtım sıklığı düşüktür (yaklaşık yılda bir kez ), ancak güncel paketleri her zaman bulunabilmektedir. Slackware, Linux ile ilgili derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler için ideal bir dağıtımdır.
Nisan 1993'te yayınlanan ilk sürümünden beri Slackware, en UNIX-vari Linux dağıtımı olmayı hedefliyor.
Slackware'i bir dağıtım olarak tek bir kelimeyle tanımlamak gerekseydi, bu herhalde "basit" olurdu. Koruduğu basit yapısı; kavranmasını, hakim olunmasını ve yönetilmesini kolaylaştırır.
Genellikle popüler dağıtımlar, kendi kullanıcılarının arzularını karşılayabilmek için arka planda ciddi anlamda karmaşık yapılara yönelirler. Sistemi gerçek anlamda tanıyarak dağıtımın kendi yönetim araçları dışında sisteme müdahale edebilmek için ciddi bir efor ve zaman gerekebilir. Üstelik kendilerine özgü oluşturdukları karmaşık yapılarına özgür yazılımların geliştirildikleri gibi monte edilebilmesi de oldukça zordur. Bu nedenle yazılımlarda dağıtıma özgü ciddi değişiklikler (yamalar) yapmak durumunda kalırlar.
Slackware ise tüm bu karmaşadan uzak durarak, gelişimini özgür yazılımların gelişimine paralel olarak devam ettirir. Her derde deva olmaya çalışmak yerine özgür yazılım dünyasının bir 'ayna'sı görevi görür - ne eksiğini, ne de fazlasını yansıtır. Basit yapısı sayesinde yazılımların yeni sürümleri kolaylıkla dağıtıma katılır. Slackware'in en güncel sürümünü içeren -current ağacı, birçok dağıtımdan daha güncel yazılımlar içerir.
Slackware'de sürümler arasında dağıtımın yapısında ciddi değişiklikler olmaz. Dağıtımın yapısının sürekliliği, kullanıcının dağıtım ile uğraşmak yerine yazılımların yeni sürümlerine ve özelliklerine odaklanmasına olanak tanır.
Slackware size sistemi arada başka bir katman olmaksızın kontrol etmenize ve kendi işinizi kendinizin yapmasına olanak tanır. Öte yandan bu, ne yaptığınızı biliyor olmanızı ya da öğrenmenizi de gerektirir.
Linux'un günümüzdeki kadar kitleselleşmediği bir dönemin en yaygın dağıtımlarından olan Slackware, hala UNIX köklerine bağlı kalmayı tercih eden Linux kullanıcıları tarafından tercih edilmeye devam ediliyor.
Bu belgenin telif hakkı 2004-2008 A. Murat EREN'e aittir. Bu belgeyi, Free Software Foundation tarafından yayınlanmış bulunan GNU Özgür Belgeleme Lisansının 1.1 ya da daha sonraki sürümünün koşullarına bağlı kalarak kopyalayabilir, dağıtabilir ve/veya değiştirebilirsiniz. Bu Lisansın bir kopyasını http://www.gnu.org/copyleft/fdl.htmladresinde bulabilirsiniz.
Linux, Linus Torvalds adına kayıtlı bir ticarî isimdir.
Bu belgedeki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu tutulamaz. Bu belgedeki bilgileri uygulama sorumluluğu uygulayana aittir.
Tüm telif hakları aksi özellikle belirtilmediği sürece sahibine aittir.
Belge içinde geçen herhangi bir terim bir ticarî isim ya da kuruma
itibar kazandırma olarak algılanmamalıdır. Bir ürün ya da markanın
kullanılmış olması ona onay verildiği anlamında görülmemelidir.